(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, "fon krizi"ne ilişkin bağımsız, tarafsız ve şeffaf soruşturma yürütülmesi çağrısında bulunarak, "Böylesine büyük ölçekli bir organizasyonun herhangi bir siyasi, bürokratik veya ekonomik bağlantısı olup olmadığı sorusu da görmezden gelinemez. Ancak bunun yolu peşin hüküm vermek değil; bağımsız, tarafsız ve şeffaf bir soruşturmadır" dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, siyasi kutuplaşma, fon krizi, basın özgürlüğü ve hukuk devleti konusunda açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Canpolat, şeffaf devlet, bağımsız yargı, hesap verebilir iktidar ve eşit vatandaşlık çağrısında bulundu.Türkiye'nin iki kutuplu siyasete mahküm edilemeyeceğini belirten Canpolat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ya siyasette yeni bir alternatif, yeni bir demokratik anlayış ve temiz bir siyaset düzeni inşa edeceğiz ya da toplum, kutuplaşmanın ve güvensizliğin altında daha fazla ezilecek. Türkiye'nin başka bir çıkışı yoktur."HERKESİN
İLİŞKİLERİ ŞEFFA BİÇİMDE ORTAYA
KONULMALI"Bugün kamuoyunu sarsan fon dolandırıcılığı iddiaları da yalnızca birkaç kişinin yaptığı bir finansal suç meselesi olarak ele alınamaz. Ortada büyük bir mağduriyet ve ciddi iddialar varsa, paranın nereye gittiği kadar, kimlerin hangi ilişkiler içerisinde olduğu da bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Kim olursa olsun…
Hangi siyasi partiye, hangi makama, hangi çevreye yakın olursa olsun… Herkesin ilişkileri şeffaf biçimde ortaya konulmalı, varsa siyasi ve ekonomik bağlantılar hukuk önünde hesap verebilir hale getirilmelidir.Böylesine büyük ölçekli bir organizasyonun herhangi bir siyasi, bürokratik veya ekonomik bağlantısı olup olmadığı sorusu da görmezden gelinemez.
Ancak bunun yolu peşin hüküm vermek değil; bağımsız, tarafsız ve şeffaf bir soruşturmadır. Devletin görevi gerçeği örtmek değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır."HALKIN
HABER ALMA HAKKI
ENGELLENEMEZ"Daha da önemlisi, hoşuna gitmeyen her sesi tehdit olarak gören bir iktidar anlayışı, demokratik toplumun temelini zayıflatır. Halkın haber alma hakkı engellenemez. Gazeteciler susturularak, erişim engelleriyle, kayyım uygulamalarıyla, ekonomik baskılarla veya farklı yöntemlerle gerçeklerin üzeri örtülemez.
Çünkü gerçek, iktidarların izin verdiği kadar bilinmez. Gerçek, halkın hakkıdır.Türkiye'nin ihtiyacı korku değil özgürlük, sansür değil şeffaflık, kutuplaşma değil demokrasi, ayrıcalık değil eşitlik, kişiye göre hukuk değil, herkes için hukuktur. Artık Türkiye'nin ihtiyacı yeni bir siyaset anlayışıdır.
Temiz siyaset, şeffaf devlet, özgür basın, bağımsız yargı, hesap verebilir iktidar, eşit vatandaşlık.Türkiye, korkunun ve kutuplaşmanın değil; aklın, hukukun, özgürlüğün ve demokrasinin ülkesi olmak zorundadır. ya bu düzeni demokratik yollarla değiştireceğiz ya da Türkiye'nin geleceğini kutuplaşmanın insafına bırakacağız. Türkiye'nin başka bir çıkışı yok."
